Aysun itiraf etti: ''Göbeğim çıktı''
06 Haziran, 2007, Çarşamba 12:34

İki yıl önce mankenliği bırakan Aysun Kayacı, ilginç bir itirafta bulundu.
İki yıl önce mankenliği bırakarak beyazcam ile tanışan Aysun Kayacı, artık yalnız oyunculuğa kanalize olduğunu söylüyor. Magazin basınının kendisini yanlış lanse ettiğinden şikayet eden Kayacı, Cosmopolitan'a kusursuz olmadığını söyledi: Göbeğim çıktı ama eritmek istemiyorum!..
Sarı saçı, kameraların karşısına her geçtiğinde uzattığı dudakları ve yaşadığı aşklarla her zaman konuşulan Aysun Kayacı, bir içecek reklamında karşımıza bir çıktı, pir çıktı! İçecekten bir yudum alan genç erkeğin karşısında bitiveren Aysun, tüm güzeliğiyle ateşli bir öpücük kondurur erkeğin dudaklarına... Bu reklam öyle ilgi görür ve erkekler bu hayale öyle kapılır ki; billboard'larda öpücük verirken poz veren karton Aysun'lar bir bir çalınmaya başlar... Birçok erkek için kusursuz olan ve güzelliğiyle gönülleri fetheden oyuncu, buna karşın kilo aldığını, göbeğinin çıktığını söylüyor ama bu konudaki memnuniyetiyle şaşırtıyor...
* Neden sizi yanlış tanıyoruz?
Çünkü siz, magazin basınının size tanıttığı Aysun Kayacı'yı tanıyorsunuz. Gazetesini sattırmak isteyen bir gazetecinin cümlesini, benim cümlem olarak okuyorsunuz. Sadece bir fotoğrafım yeterli onlar için. Altına, üstüne yazdıkları şeylerle onlar kendi istedikleri Aysun'u yaratıyorlar...
* Nasıl bir Aysun yaratmak istiyor magazin basını?
Gazeteyi sattırabilecek, reytingleri yükseltebilecek, ilgi çekici bir malzeme lazım onlara. Ama ben malzeme değil, sıradan hayatı olan bir genç kızım. Bunu kimse düşünmüyor.
* Pişmanlık duyuyor gibisiniz. Zamanı başa alabilseniz seçtiğiniz mesleği mi değiştirmek istersiniz, izlediğiniz yolu mu?
İzlediğim yolu değiştiremezdim çünkü modelliğe başlarken Amerika'da, Avrupa'da bu iş nasıl yapılıyorsa ben de aynen öyle yaptım. Türkiye'de mankenlik, dünyada algılandığı gibi algılanmıyor. Dünyanın en iyi top modelleri de benim verdiğim pozları veriyor; işin gerektirdiği bu...
* Bugün sizi üzen, mesleğinizden soğutan bu negatiflikleri değiştirme şansınız olduğunu düşünmüyor musunuz?
Bunu değiştirmek mümkün değil. Ne yazık ki, Türkiye henüz mankenliğin bu tür gerekleri olan bir meslek olduğunu kabul etmeye hazır değil. Hatam; bunu geç fark etmek oldu. Mesleğim gereği yaptıklarımsa hata olarak algılandı. Halbuki dünyanın standardı bu.
* 'Acaba kendimi mi değiştirsem?' diye düşündünüz mü hiç? Saçınızı, bakışınızı...
Kesinlikle! Önümüzdeki sezon saçımı koyultmayı düşünüyorum. Biraz kilo aldım ve göbeğim çıktı ama özellikle eritmek istemiyorum. 'Bakın benim de kusurlarım var, ben de herkes gibi bir insanım' dememe yardımcı oluyor o göbek! Okulda ve sette daha çalışkan olup daha silik gözükmeye çalışıyorum. Ama kimse senaryoya ne kadar hazırlanarak geldiğime ya da notlarımın yüksek olduğuna inanmıyor. Ben hep bir şeyleri değiştirmeye çalışıyorum. Ama magazin basını tüm emeklerimi her seferinde başa sardırıyor.
* Pepsi Max için teklif geldiğinde ilk aklınızdan geçen ne oldu? Bir dünya deviyle çalışmanın avantajları mı, kazanacağınız para mı, konuşulacak olmak mı?
İlki... 10 yıl mankenlik yaptım. Tam bu mesleği bırakma safhasına gelmişken kendimi bir 'Pepsi Girl' olmakla taçlandırabilirim diye düşündüm. Ömrüm boyunca mutluluk duyacağım bir iş oldu. Hâlâ manken olsaydım, bu reklamın yaptığım işlerin standardını artıracağını düşünürdüm. Ama iki yıl önce mankenliği bıraktım, oyunculuğa adapte ettim kendimi. Pepsi'den sonra da bu tavrım sürecek. Henüz tükenmeden 'tükenmiş' çok insan var Türkiye'de. Onlardan olmak istemiyorum.
* Erkek olsanız Aysun Kayacı öpsün diye koşa koşa o ürünü alır mıydınız?
Oradaki kız Aysun Kayacı değil; sarışın, boylu poslu, muhtemelen bir erkek için öpüşmenin keyifli olabileceği, hoş bir genç kız. 'Merhaba, ben Aysun Kayacı. Bunu içerseniz sizi öpeceğim!' demiyorum!
* Öptüğünüz çocuğa ayrıca para da ödediler mi?
Tabii! O konservatuvar öğrencisi bir oyuncu. Çok başarılı bence. Çok rahat çalıştık. Benim için kamera karşısında öpüşmek ilkti. O yüzden çok da özeldi. Ama bir oyuncu için '3, 2, 1, kayıt!' dendiğinde kafanı kaşımak neyse öpüşmek de o!
* Size bir içecek aldırması için reklamda içeni kimin öpmesi lazım?
İlk göz ağrım; Brad Pitt olabilir.
* Erkek arkadaşınızın bir reklamda öpüşmesine ne tepki verirdiniz?
İşi oyunculuksa ne diyebilirim? Bir de o kameraların, o ekibin önünde zaten işini yapmaktan başka bir şey düşünemiyor insan. O yüzden Hollywood'da ünlülerin ilişkileri yürüyebiliyor. Çünkü birbirlerini anlıyorlar. Ben de tebrik ederdim. Bizim reklamımız kadar güzel yapabilmişlerse tabii!
* Bu öpüşme sahnesine gıcık kapacak herhangi biri var mı hayatınızda?
Yok; vaktim de yok zaten. Elbette birtakım 'başlangıcımsı' şeyler oluyor; herkesin hayatındaki gibi. Ama ben ilişkilerime emek vermeyi seviyorum. Şu anda da kimseye emek verecek ne gücüm ne de vaktim var.
* Size göre ne tarz erkekler çekici?
Kendi işini kurmuş, kendi çabalarıyla bir yerlere gelmiş, tüketen değil üreten, bol bol boş vakti olmayan erkekler. Olgun, hayata emek veren insanlarla daha iyi anlaşıyorum. Beni ancak öyle biri anlayabilir. Tip olarak ise belirli bir tercihim yok ama atletik bir vücut ilgimi çeker...
* Ömrünüzün geri kalanını nasıl bir adamla geçirmek isterdiniz? Akıllı, çalışkan, temiz, esprili... Israrcı ve baskıcı insanlardan hiç hoşlanmıyorum. Kavga etmekten ve uzun telefon konuşmalarından nefret ediyorum. Uzun ve hastalıklı ilişkilerden çıkmış oluyorlar onlar genelde. Alışmış oluyorlar kavgaya gürültüye. Yapamam öyle insanlarla...
* Kıyafetim ya da dış görünüşüm için hiçbir zaman kasmıyorum. Üzerimdeki tişörtten 10 tane var. Her gün başka bir rengini giyiyorum. Kendimi değiştirip stiller yaratacak vaktim de yok.
* Bir iş üstlendiğim zaman onu en iyi şekliyle yapıyorum. Görev insanıyım. Bu huyumu seviyorum.
* Fiziken yuvarlak hatlı olmayı seviyorum. Biraz kaslanırsın, biraz yağlanırsın, kilo alır verirsin ama o proporsiyonun değişmez. Fiziğimden memnunum.
* Google'a adımı yazdığımda çıkanlardan mutlu değilim. Ama bu benim ayıbım değil. Benim söylemediklerimi, yapmadıklarımı yazan bir kitle var ve artık onlara üzülmüyorum bile. Adıma açılmış siteler bile var. Orada canlarının istediği Aysun Kayacı'yı yaratmış, takılıyorlar! Hakkımda doğru bilgileri içeren resmi bir web sitesi yapmak istiyorum, adımı yazdığımda da o çıksın!
* Ünlü olmak istemiyorum. Çok yorucu... Kapılarda karşılanmak, restoranlarda hoş geldiniz merasimleri gibi şeyler beni rahatsız ediyor. Özellikle kapısında kuyruk olan yerlerde, biri beni sıranın önüne geçirmeye çalışırsa rahatsız oluyorum. Beklemeye devam ediyorum herkes gibi.
* Ünlü değilseniz yaptığınız hatalar yüzlerce kez önünüze çıkarılmıyor. Onlar genç kızlıklarını yaşayabiliyor. Bizimse genç kız olduğumuz unutuluyor. Biz malzeme olmaya mahkumuz.
* Zamanım olursa Göcek'te tatil yapmak istiyorum. Sonra bir Avrupa seyahati yapabilirim. O da Güney Fransa olabilir. Eylül gibi de New York olursa muhteşem olur...
* Bundan sonra hayattan ne bekliyorsunuz?
Oyunculukta daha iyi olmak istiyorum. Daha iddialı karakterleri canlandırmak, kendimi ispatlayabileceğim, ön yargıları silebileceğim işlerde yer almak isterim. Kendime vakit ayırabileceğim, huzurlu, sağlıklı bir hayat istiyorum. Daha zor rolleri iyi oynar hale gelmek, şimdilik öncelikli hedefim.
* Modelliği bırakmanız ve oyunculuğa yönelmenizde o dönem ilişki yaşadığınız kişinin de etkisi olabilir mi?
Bahsettiğiniz kişi şu anda evli ve eşi hamile. O yüzden bana sadece şunu söylemek düşer: O sırada bir yol ayrımındaydım ve inandığım birçok kişiden akıl aldım. Bana akıl verenlerin de sözünü dinledim.
* Aysun Kayacı ve aşk dendiğinde, sadece iki isim geliyor akla. Sessiz sakin noktalandı ikisi de. Üzüntünüzü içinize mi attınız, yoksa çok yara almadınız mı?
Biten bir ilişkinin arkasından konuşmak ihanet etmek gibi geliyor bana... Hele ki biri sekiz, diğeri bir yıl sürmüş ilişkilerse. İki kişi arasında yaşanan özel şeyler bunlar. Yaşandı ve bitti. Bu saatten sonra arkalarından sadece iyi dilekler sunabilirim.