Sultan'a yabancı partner
Koyu Bilal,Tik Recep oldu
Fırat saadete erdi
Yoncimik'in gafı Mehtap'ı çı
Orhan dedenin havuz keyfi
Bize destek olmaları lazım
Anne desteği ile ayakta duru
Koşmak zayıflatmaz
Görücü usulüyle evlenmek ist
20 dakikada boşandılar

Çocukları İbrahim doğurdu

11 Mayıs, 2009, Pazartesi 16:50


Kızları İrem'den sonra, 40 günlük oğulları Ömer'le dört kişilik bir aile olan Kutluay'larla evlerinde özel bir söyleşi gerçekleştirdi.

- Dört kişilik bir aile oldunuz. Günler nasıl geçiyor?

D.Ş- Özellikle benim yoğun, hareketli, uykusuz. Ömer daha çok küçük olduğu için, çoğunlukla evdeyim. Onun ihtiyaçlarını karşılıyorum, emziriyorum, kucağımda uyuyor. İrem de daha çok küçük, o da anneye muhtaç. Biraz zaman ayarlayıp İrem'le de olmaya çalışıyorum. Akşamları da birazcık İbrahim'e vaktim kalıyor.

Belki biraz erken bir soru ama bir bebek daha istiyor musunuz?

D.Ş- Hiçbir zaman iki oldu, bitti diye bir şey yok. İrem Haziran'da üç yaşında olacak. İkisinin de anaokuluna en azından yarım gün gidebildikleri, kendi başlarının çaresine bakabildikleri zaman tekrar düşünürüz. Şimdilik, yüzdük yüzdük Ömer'e geldik.
İ.K- Durmak yok!

- İbrahim'le işbölümünü nasıl yaptınız?

İ.K- Her şeyi Demet yapıyor! (Gülüyor)
D.Ş- Çünkü Ömer daha çok küçük...
İ.K- Bana düşen görev İrem'le ilgilenmek, onu parka götürmek, gezdirmek. Oğlumla inşallah ileride ben ilgileneceğim. İki - üç yaşına gelsin, top oynayacağız, maçlara gideceğiz.
D.Ş- İrem de zaten 'Beni babam doğurdu' diyor... Ömer'i çok sancılar çekerek doğurdum, bir ağrı kesici bile almadım. Epidural istediğimde artık çok geçti. Ömer'i kucağıma aldım, 'İki sene sonra beni babam doğurdu dersen, seni mahvederim' dedim. Analar taş yesin diyerek bağrıma basıyorum...

- İrem, Ömer'i kıskanıyor mu?

D.Ş- Tahminimden daha iyi durumda... Ömer daha 40 günlük, alışması için çok kısa bir süre. Bu krallığı biriyle paylaşmak durumunda... Hangimiz alışmadık ki, o da alışacak. Kıskanmasın diye, Ömer'i yıkarken, su döktürüyoruz. Bazen yağını sürüyor. Kucağına da veriyoruz. Geceleri de kucağımda Ömer, yanımda İrem'le uyuyorum.

- Ömer kime benziyor?

D.Ş- Çocukları paylaştık. Gözleri İbrahim'e benziyor. İbrahim ben İrem'e hamileyken, 'Ay gözleri sana benzesin inşallah' diyordu. Şimdi ikisinin de gözleri ona benzediği için çok mutlu. İrem'i de o doğurdu biliyorsunuz!

- Hamile kaldığınızı öğrendiğinizde, babanız vefat etmişti. Geleneksel davranmadınız ve babanızın adını koymadınız, özellikle bir sebebi var mıydı?

D.Ş- O isim babamla yaşadı, biz onu öyle hatırlıyoruz. O benim babamdı, Ömer de oğlum... İrem'e daha flört ederken karar vermiştik, Atina'da bir kızımız olsa diye hayal kuruyorduk. Oğlumuz olur mu diye düşünmemiştik...

- Anneanne ve babaanne arasında çok adaletli bir gelin olduğunuzu biliyorum. Bu dengeyi nasıl gözetiyorsunuz?

D.Ş- Çocuklarımın üzerinde annem kadar kayınvalidemin de hakkı var. İkisi de ne zaman isterlerse çocuklarla beraber oluyor. Babaannesine gittiğinde inanılmaz bir sevgi ortamıyla karşılaşıyor, burada yapmadığı her şeyi orada yapıyor. Orada terliklerini giyiyor, burada yalınayak, orada söz dinliyor. Kayınvalideme bıraktığımda
aramam bile... O arar beni, 'Merak etme, uyudu' diye...

- İbrahim'in ailesine çok düşkün olması sizi hiç ürküttü mü peki?

D.Ş- Bazı kadınlar ailesine düşkün erkeklerden hoşlanmaz ama İbrahim'in aileye düşkün olması çok hoşuma gidiyordu. 'Ailesine bu kadar düşkünse, benimle
kurduğu aileye de çok düşkün olacak' diyordum. Tam da düşündüğüm gibi oldu.

- İrem'de yapıp da Ömer'de asla yapmayacağım dediğiniz bir hatanız var mı?

D.Ş- Var tabii ki, olmaz mı. İrem'e yapıp da sonra vazgeçirmekte zorlandığım şeyleri Ömer'de yapmayacağım. İrem, iki buçuk yaşına kadar geceleri süt içti, Ömer'i asla gece beslemeyeceğim.
İ.K- İrem'de 'Ses gitmesin, kapıları yavaş kapat' diyordu, otururken bile rahatsız oluyorduk.
D.Ş- Herkesin takık olduğu bazı şeyler var, kimileri yemek yemesine takıyor, kimisi uyumasına takıyor, benim için uyuması önemli. İrem'i pusette uyutup, yatağına alıyorduk. Ömer'de bunu da asla yapmayacağım.

- İrem ilk gözağrım, Ömer'i nasıl seveceğim acaba diye endişelendiniz mi?

D.Ş- Ömer'e hamileyken,
'İrem kadar sevebilecek miyim' diye çok düşündüm. Kucağıma verdikleri anda ona da aşık oldum. Çok acayip bir duygu.

- Siz midesi bulanmaz, lohusalık sendromu atlatmaz gibi duruyorsunuz sanki... Atlatmıyor musunuz, çaktırmıyor musunuz?

D.Ş- Lohusa sendromu yaşamıyorum. Ama hamileliklerim kolay
geçmiyor. Hele Ömer beni mahvetti. İlk dört ay, üç günde bir hastaneye yatıyordum ve serumla besleniyordum. İnsanlar ben ve benim gibiler hiçbir şey yaşamıyor sanıyor, ama biz de o zorlukları, acabaları yaşıyoruz.
İ.K- Kilo almayayım diye yedi kiloyla doğuma girenlerden değil... Demet'in benden daha çok yediği zamanlar oluyordu.

- İrem sizi beğenmiyormuş galiba...

D.Ş- Bir akşam İrem'le oyun oynuyordum. 'Baba, annem beni dövüyor' dedi. Sonra, şaka yaptığını söyledi. Biraz vakit geçtikten sonra, 'Seni beğenmiyorum' dedi. Bir yere giderken, saçımı yaptırıyorum, giyiniyorum, 'Hiç güzel olmadın' diyor. İşini çok iyi biliyor.

- Aşkınıza nazar değer diye düşünüyor musunuz?

D.Ş- Allah korusun... Ama biz gerçek bir şey yaşıyoruz ve ikimiz de çok emek harcıyoruz. 'Evlendik artık, oh yan gelip yatalım' demiyoruz. Her zaman ilişkimizi canlı tutmaya çalışıyoruz.

- Ne aldınız bugün için hediye?
İ.K- Çocukların annesi, benim annem değil ki! (Kahkahalar)
D.Ş- En güzel hediye çocuklarımız!
İ.K- En güzel hediyeyi hak ediyorsun, gereğini yaparız!

KIZIMIN GÖBEK BAĞINI WIMBLEDON'A BIRAKACAĞIM

- Göbek bağlarını ne yapıyorsunuz?

D.Ş- Yukarıda duruyor... Ay, benim göbek bağım bile duruyor, annem onu gömsün bir yere, artık ne olabilirsem.
İ.K- Bu yaz Wimbledon tenis turnuvasına gideceğim. Sahaya bırakacağım vallahi. İrem'in tenisçi olmasını istiyorum. Onda da o hırsı görüyorum. Tenise çok küçük yaşta başlanıyor. İnşallah gönlümden geçen olur.
D.Ş- Her annenin babanın gönlünden neler geçiyor ama gel gör ki, kıza istediğim kıyafeti giydiremiyorum...
İ.K- Annesine benzerse, sporcu olamaz, tüm sporları yarım bıraktı o...
D.Ş- İbrahim'e diyorum ki, 'Sendeki hırs bende olsaydı Gisele Bündchen olurdum!'



 
BU HABERLE İLİŞKİLİ... »
Üçüncü bebeğini doğurdu
Ünlü haber spikeri Zeynep Kasımlıoğlu, üçüncü kez anne oldu. Güzel su...
Seyirci canlı yayında doğurdu
Seda Sayan'ın canlı yayınlanan programında seyircilerden biri doğurdu....
Okan dokuz doğurdu
Bebeği 'İstanbul' doğmadı, Okan Bayülgen dokuz doğurdu.. Ünlü şovmen ...
Flörtten farkı yok
Yıllar, Demet Kutluay ve İbrahim Kutluay'ın aşkından hiçbir şey eksilt...
İkinci bebek yolda
İkinci kez anne olmaya hazırlanan Demet Şener Kutluay kızı İrem'le bir...
''İbrahim beni aldattı !''
Asena canlı yayında İbrahim Tatlıses´ten aldatıldığı için ayrıld...
Babasına verdiği sözü tutuyor
Neslişah Alkoçlar, babasına verdiği bikinili poz vermeme sözünü tutuyo...
Önemli projelerim var
Türkiye'nin en güvenilir sanatçısı Seda Sayan, kadınlar için özel proj...
Tatlıses olayı anlattı
İbrahim Tatlıses'in Tilbe kızgınlığı bir türlü bitmiyor. Tatlıses bu k...
Kulise ne istedi?
Antalya'da bir gece kulübünde konser veren İbrahim Tatlıses, organizas...



Son Haberler    Hızlı, Anlaşılır Magazin Haberleri Sitesi