Kemal İnci Cem Yılmaz'a site
Komşuları ile mahkemelik old
Evleniyorlar
Burçin Terzioğlu boşandığı e
Serdar Ortaç'tan bir kötü ha
Transparan Tuba
Nejat İşler'in son hali
Bayan taraftar çırılçıplak
Fenerbahçe için görevde
Adı için mahkemeye gitti

Ebru Akel: Evlilik delilik

11 Haziran, 2008, Çarşamba 15:01

Türkiye'de benim enerjimde, benim donanımımda, biri yok' diyen güzel sunucu, iyi oyuncu olmak için var gücüyle çalışıyor. Evliliğe ise pek sıcak bakmadığı kesin.

Ebru Akel'i pek çoğumuz güzel buluyoruz tabii ki, ama röportaj yapmak için buluştuğumuzda yüzündeki sıfıra yakın makyajla kesinlikle beni şaşırtacak kadar doğal ve güzeldi. İç güzelliğin ve düşücelerin, insanın dış görünüşe yansıdığına inanan Akel, aynen göründüğü gibi doğal ve sansürsüz bir insan. Düşüncelerini ifede etmekten sakınmayan Akel'le mesleğine, hayata dair pek çok şeyi konuştuk.

Ebru Akel bugüne dek 'En Çok Tutulan' yarışmaların başarılı sunucusu olarak anıldı, Kanal 1'de şu an yayınlanan son projeniz 'İşte Star'la farklı bir formatı deneyerek bir anlamda risk aldınız? Sonuçtan memnun musunuz?

- Şimdi bu çok güzel bir soru...çünkü ben hayatta birşeyleri zorlayarak sahip olmayı severim. Bu anlamda, risk almam eğer benim için başka bir yerde başka kulvarda biraz daha savaşmaksa bundan dolayı da mutluyum. Her iş bir risk. Sıradan birtakım işler yapmaktansa farklı işler de risk almayı seçmek bence daha güzel. Onun için şu an içinde bulunduğum durumdan da, sahneye konuluşundan da memnunum.

- Yarışmanın izleyici tarafından tutulduğunu düşünüyor musunuz? Geri gelen tepkilerden memnun musunuz?

Yarışma için, 'Helal olsun, çok iyi iş yaptınız' gibi tepkiler geldiğini söyleyebilirim. Hatta format sahibi İtalyanlar geldiğinde, 'İstanbul'da mıyız yoksa İtalya'da mıyız anlamadık, o kadar güzel ve renkli ki!' gibi beğeni dolu sözler sarfettiler. Eleştiriler böyle olunca ben de bu işi iyi bir noktaya getirdiğimizi, hatta daha da iyi noktalara getirebileceğimizi düşünüyorum. Ama ilk anlamda insanların kanına girdi mi? Tutmak çok iddialı bir kelime ama onun yerine şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, yarışma kendini çok güzel hissetirdi.

- Her yarışmada bambaşka bir Ebru Akel çıkıyor karşımıza, 'İşte Star'da da müthiş dinamiksiniz, İtalyanlar gibi jestlerle konuşuyorsunuz örneğin. Yarışmalardan önce nasıl bir ön hazırlık yapıyorsunuz?

Evet doğru, her yarışmada kendimi sahneye farklı bir koyma şekli seçiyorum. Çünkü benim televizyonda bulunduğum her an sahne üzerinde sergilediğim bir oyun. Ama şöyle bakarsak, bugüne kadar yaptığım projelerin ne yazık ki hepsinin orjinal formatları yoktu, benim de onları oturup izleme şansım yoktu.

Mesela evlilik programı, mesela oryantal star programı vs, vs, dolayısıyla içgüdüsel yaklaşmak ve biraz da tabiki sizin görsel vizyonunuzun geniş olması lazım. Bu yarışmanın orjinal formatı İtalyada da Carla Conti diye dünyaca ünlü bir sunucu tarafından sunuluyor. Türkiyenin Mehmet Ali Erbil'i gibi bir kişi. Onu izledim ancak tabii ki bir erkekten malzeme çalmak bir kadını izlemekten çok farklı. Bunlar elbette beslenebileceğimiz noktalar. Ama bence bunlardan önce gelen, 'ben bu yarışmayı nasıl sunmalıyım?' sorusunu önceden kafanızda hazırlamanız. Yazılı metinlerden, yarışmacının enerjisinden, izleyicinin bakışından, müziklerden beslenerek nasıl bir his vereceğinizi daha önceden kestirmeniz çok önemli ve bu his insana yarışamadan önce geliyor. Bu hazırlığı ben işimin bir parçası olarak görüyorum, hissediliyorsa ne mutlu bana.

Yarışmaların vazgeçilmez sunucusuydunuz. Ancak 'İşte Star' projesiyle bu işi yapımcılık kısmına da el atmış oldunuz. Bizzat bu formatı Türkiye'ye kazandırdınız. Bu işin yapımcılık kısmına mı geçiyorsunuz?

Bu büyük bir iddia. Açıkçası yarışma sunucusu olarak nitelendirilmekten rahatsızım. Bu çok klişe gelmeye başladı. Ben televizyoncuyum. Geçmişte çok farklı işlerle ekranda yer aldım, televizyonda varolmayı seviyorum, televizyon da varoluş şeklimi de seçmeyi seviyorum. Bu seçimler arasında da zaman zaman karşıma türlü yelpazeler çıkabilir. Bunun için de oyunculukta var. Televizyondaki enerjiyi seviyorum. Dans edemediğim sahne dönemini ben ekranda gideriyorum. Bu işin yapımcılık kısmına girdim demek çok büyük bir iddia çünkü ANS gibi, Abdullah Oğuz gibi bu işin duayeni ismin yanında benim yapımcılığım söz konusu olamaz. Ancak fikrime değer verdikleri ve benimle bu çalışmaya girdikleri için onlara müteşekkirim, diyebilirim. Böyle bir işbirliğine yolaçabilecek gözün bende oluşması da, zaman içerisindeki deneyimlerimden kaynaklanıyor.

Artık işin mutfağına giriyorsunuz diyebilir miyiz o zaman?

Evet, kesinlikle artık işin daha fazla mutfağındayım. Bu işin mutfağında çalışmaktan da çok büyük keyif aldım. Yeni bir şeyler öğrendim, bu bir gün bana farklı bir şekilde döner mi, bilmiyorum, inşallah döner. Bu yarışmayı birileriyle paylaştığımda beğenmeleri bile güzel bir adım olmuş olabilir.

- Siz, Türkiye'nin en iyi sunucusu olarak gösteriliyorsunuz, kendinizi bu alanda nerede görüyorsunuz?

Üzerimde gerçekten benim jenerasyonumda, benim tempomda, benim enerjimde, benim donanımımda, biri yok. Ben kendime rakip görmüyorum. O yüzden medyada zaman zaman çıkan en iyi kim söylemlerine kulaklarımı tıkayıp gülüyorum.

- Bu başarı oyuncu Ebru Akel'i arka plana atıyor mu?

Hayır, ben benim. Tek iş'le anılmak bir kural değil. Bugün Mahsun Kırmızıgül yönetmenlik yapıyor, oyuncu ve aynı zamanda şarkıcı. Daha pek çok isim var bu şekilde çok yönlü olup da başarılı olan. Özcan Deniz, Yavuz Bingöl...

Ben Ebru Akel olduğum için mi, yoksa sırf kadın olduğum için mi birden fazla iş yapamazmışım gibi görülüyor? ' Madonna çok iyi şarkı söyleyip aynı zamanda Evita gibi bir filmde başrol oynayabiliyor. Bir yeteneğiniz varsa bunun önüne geçilemez, bunu yapımcılar, yönetmen, izleyici, bir şekilde görüp çıkartıyor.

- Peki, en az sunuculuk kadar oyunculuk teklifi geliyor mu?
Almıyor değilim ama şimdi bazı yapımcılar, oyuncularını ekranda, renkli camda çok fazla görmek istemiyor. Onun için biraz daha gizli kalmanız, ortalıkta görünmemeniz gerekiyor ki o kostümü giydiğİnizde üstünüze otursun. İşte ben bunun dengesini kurmak için son iki yıldır ekranda ve sunuculukta geri plandayım.

- Oyunculuğunuzu siz nasıl görüyorsunuz, beraber çalıştığınız insanlar nasıl görüyor? Ve kendinizi bu anlamda nasıl geliştiriyorsunuz?

Son bir buçuk yıldır Los Angeles'ta çok ünlü bir hoca olan Philip Moris'le çalışıyorum, Türkiye'de de çok iyi bir oyuncu koçu olan İpek Bilgin'le çalışarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Kendi başıma oyuncu olma kararını almadım. Bende bir şeyler buldukları kesin.

6 yıllık bir beraberliği yeni noktaladınız. Bu konuyla ilgili olarak sadece şunu merak ediyorum, duygular en yüksekteyken biten acı veren bir son muydu yaşadığuınız yoksa bir ilişkinin kendi evrimini tamamlayıp daha üst noktaya geçememesiydi?

( Ebru Akel burada derin bir nefes alıyor)
İkisi de değil. Ben bu kadar özel bir şeyi böyle süslü cümlelerle ifade edemiyorum. İfade etmekten de sakınıyorum, açıkçası. Olgunlaşan meyveler ağaçlarda eskisi gibi durmuyorlar. Onun için onları canlı, iyi tutmak, o enerjiyi yaşatmak çok önemli.

Evlilik programı sunarken de hiçbir zaman toplumsal yargılarla bakmadınız evliliğe. 'Evlilik' kurumunu yüceltmediniz. Zaten özel hayatınızda da 6 yıllık bir ilişkiyi zorunlu olarak evliliğe götürmeye çalışmadınız. Ebru Akel evliliğe nasıl bakıyor?

'Sex and the City'i izleyenler kolayca anlayabilir orada çok güzel bir mesaj var; kimse evlenmek zorunda hissettiği için evlenmemeli. Böyle bir evlilik herkese haksızlık . Evrene, çevrene, ailene haksızlık, ileride doğacak çocuğuna haksızlık, neyin ardına sığınarak mutlu görünme oyunu oynuyorsun ki? İki insanın ömür boyu aynı eve kapanıp birlikte yaşamaya dair yemin etmesi kadar büyük bir delilik yok! Bunu sürdürme çabasının çok içten gelen ve karşılıklı birşey olması lazım. Tek taraflıda olmuyor, o yüzden toplumsal baskıların dışına çıkıp, kendinize oradan bakmanız lazım. Ailenin, zamanın ardına sığınmadan, ne hissediyorsanız onu yaşamak lazım. Ben her zaman ne hissediyorsam onun peşinden giden bir kız oldum. Hayatımda her alanda bunu yaptım. Kendimi şu anda da evlenecek gibi hissetmediğim için de bu ilişkide evliliği seçmedim.

Özel hayatınız değil ama bazen tarzınız ve kıyafetleriniz işinizin önüne geçip, çok fazla konuşulabiliyor. Ekran önündeki pek çok insanın tersine kıyafetlerinizdeki cesaretinizle ezber bozuyorsunuz. Geçmişte de böyle miydiniz, nasıl oturdu tarzınız?

Çok enteresan bir şey söyledin esasında, belki kendi ezberimi yani bu dinginliğimi ve kararlığımı seçtiğim renklerle kendim bozuyorum. Çılgınlığımı belki böyle dışa vuruyorum. Bu tarzım nasıl oturdu? 98 yılında BBC'den uyarladımız 'Sihirli Ayna' ilk programım benim. Tuana'nın o zamanlar çok moda olan balon eteğininin altına ayakkabı giymeden, yalınayak çıkmıştım, ve olay olmuştu.
Aslında bu biraz 'imajınasyon', ben farklı olmak istedim. Çünkü sahnede benim için kostüm giymek eşittir dönem, eşittir birşey sergilemek. Ben her elbiseyi kostüm olarak görüyor, kendimi de oyun sergiler gibi düşünüyorum.

Ebru Akel, sadece sunucu değil. Bale eğitimi almış, felsefe psikolojiyle yakından ilgili, Türkiye'de kimseyi taklit etmeden bir tarz yaratabilen bir profil. Gelecekte bu birikim mesleğe nasıl yansıyacak? Farklı hangi alanlara kayacaksınız?

Çok emek verip, çok iyi başarı yakaldığım şeylerin ardından 'ee, sonra' sorusunu sorabiliyorum. Ben hiçbir zaman bir şeyin peşine takılıp, gündemde kalacağım diye, para kazanacağım diye kendimden ödün vermem.Benim şimdiden karşıma çok güzel alternatifler çıkıyor buda gösteriyor ki, bundan on sene sonra daha pişmiş, olgunlaşmış şeyler ortaya çıkarabilirim. Gelcekte şu anki mesleğimin yanına başka meslekler de ekleyeceğime eminim. Heşeyden önemli olan, her zaman Allah izin verdiği sürece çalışmak istediğim.

Çok isteyip gerçekleştirmeyi gelecek yıllara bıraktığınız projeleriniz var mı?

Benim babam tekstilci, çok iyi moda gözü olan bir adamdır. Ve bize de doğruyu ve yanlışı ditrekt söyler. Onun atolyesinde, kumaşların, renklerin, kadın kıyafetlerinin arasında geçti çocukluğum ve bu doğal olarak benim modaya yatkın olmamı sağladı. Deniz'le ikimizin aklında hep olan bir şey moda. Deniz'in de benim de mesleklerimizi icra ederken bu yatkınlığımız anlaşılıyor. Bu gözümüzü şu anda birlikte yürüttüğümüz AKEL'S ile geliştirmeye başladık. Yeri gelmişken daha önce yanlış lanse edildiği için belirteyim AKEL'Sin fikir sahibi ben değilim, ancak destekleyeniyim. Burada Deniz'in yönetmenliğinin dışında ama o gözlükle ihtiyacı olanlar iyi bir imaj kuruyor. Amacımız Deniz'le ileride bunu geliştirip, modaya katkıda bulunabilmek..

EBRU AKELDEN BAYANLARA ÖZEL GÜZELLİK TÜYOLARI

Çok sade bir tarzınız olabilir, dümdüz bir siyah pantolon ve beyaz gömlek kadını olabilirsiniz, ama iyi, vücudunu tanıyarak seçilmiş bir ayakkabı ve çanta size bambaşka bir hava katabilir. Bütçesi her ne olursa olsun bunun biraz üzerine çıkarak, alınan bir ayakkabı ve çanta ile bir tarz yaratılabilir.

Sağlıklı ve iyi yaşamananın peşinde yaşamak gerektiğine çok inanıyorum. Alıngaçlarımızın biraz daha açık olması lazım, daha çok okumak, herşeyin biraz daha farkında olmakla, ister istemez kendinize böyle bir profil çiziyorsunuz o zaman. Böyle bir yaşam seçtiğinizde o yaşlarda size daha geç geliyor, karmaşık duygulardan da daha çabuk sıyrılıyorsunuz

Hayatta bir hobinizin olması çok önemli, bu resim de olabilir, her gün zaman ayrılarak yapılan bir spor da olabilir. Bir tutku gerekiyor, tutkular insanı hayata bağlayan şeylerdir. Benim tutkum, spor, çalışmak ve sevmek. Bunlardan en azından birie sahip bir kişinin hayata bakışı farklı oluyor.

9-6 çalışıyorum, iyi bir işim var kendimi geliştirmeme gerek yok düşüncesinin hayatta yenilmek olduğunu düşünüyorum. İnsan her zaman ve her pozüsyonda kendini geliştirmek için bahaneler yaratmalı. Hayata her an tutunmak lazım, işten atıldığınızda ya da terfi ettiğinizde değil. Ayaklarınız yere sağlam basınca giydiğiniz kıyafet de, taktığınız takı da, sürdüğünüz krem de daha anlamlanıyor.


- Temizlik çok önemli, ben her zaman saçımın, cildimin, vücudumun temizliğine özen gösteriyorum. Güzellik temizlikten başlar.

- Yoğun makyajı mutlaka çıkartıyorum, makyajla yatmayın.

- Benim için olmazsa olmaz ürün, Shiseido'nun göz altı kremleri. Hemeroid kremini artık bıraktım. Çok yorgun ve mor gözlere iyi geliyor, haftada iki kereden fazla kullanmamanız gerekiyor

- Güneşten sakınmak çok önemli mutlaka güneşten koruma kremleri kullanıyorum.

- Çok su içiyorum. Sağlığa ve güzelliğe çok şey kattığını düşünüyorum.

- Kozmetik olarak Lancome'un çıkarttığı herşeyi çok beğeniyorum, özellikle de bir dudak koruyucusu var mutlaka tavsiye ederim.

- Uyku düzeni çok önemli, ben bir gün az uyuduysam ertesi gün mutlaka telafi ediyorum.

- Ben kendimi seviyorum, siz de sevin. Aynada kendinize gülümseyerek bakabilin.

- Şükretmenin önemine inanıyorum, her sabah uyandığınızada sahip olduğunuz herşey için, sağlığınız için şükredin.

- Hayatın içinde birer oyuncu değiliz, o yüzden hayatı gerçekten yaşayalım bence. Sahici olmaya çalışalım.



 
BU HABERLE İLİŞKİLİ... »
Televizyon için iyi bir malzem
Başarısını, kendi kurallarını koyup şansını yaratmasına bağlayan sunuc...
Arkadaşımın aşkıyla sevişmek ç
'The Good Shepher' adlı filmdeki sevişme sahnesine ilginç açıklama. 5...
Halkla birbirimize dokunacağız
Yıllar sonra 'Özel Hayatlar' oyunuyla tiyatroya dönen Hande Ataizi, an...
Saatlerce kapısında bekledim
Ekranların 'Mavi Şeker'i Ece Erken boşanma sürecini anlattı. *Kendi...
İzinsiz aşık olamam
Ünlü model Şenay Akay, 'Pak Panter' filmiyle sinema oyunculuğuna ilk a...
Erkeğime güzel hizmet ettiriri
Deniz Seki, aristokrat ruhlu bir kadın olarak derin duygular yaşadığın...
Estetiğe ihtiyacım yok
Ebru Akel, ekranda daha iyi görünmek için estetik yaptırmaya ihtiyaç d...
Tan'la özgür bir ilişkimiz var
Bergüzar Korel, Elele dergisine Tan Sağtürk'le ilişkisini ve şöhretle ...
Zekâma şapka çıkarsınlar
Bana 'aptal sarışın' dedikleri zaman şaşırıyorum. Ne çok güzelim ne de...
Evlilik planları yapmıyorum
'Gece Gündüz' dizisinin Aslan'ı Sarp Levendoğlu, evliliği gelecek plan...


Son Haberler    Hızlı, Anlaşılır Magazin Haberleri Sitesi